Mithat Cemal Kutay

Mithat Cemal Kutay, 1885’de İstanbul’da doğdu. Babası Selim Sırrı Bey, annesi Samiye Hanım’dır. İlkokul ve ortaokulu Aksaray’da bulunan Mekteb-i Osmaniye Rüştiyesi’nde tamamladı. Daha sonra ise Galata’da bulunan Saint Joseph Lisesi’nde liseyi okumaya başladı. Liseyi Vefa Lisesi’nde tamamladı. Daha sonra ise Mekteb-i Hukuk’u bitirdi.

1902 yılında 17 yaşında iken babasını kaybetti. Bundan dolayı ailesine bakabilmek için gazetecilik, avukatlık ve özel öğretmenlik yapmaya başladı. 1903 yılında Mehmet Akif Ersoy ile tanıştı ve yakın dostluk kurmaya başladı. Bu dostluk Mithat Cevdet Kutay üzerinde sanat anlamında etki yarattı. Daha sonra tutuklandı ve 1906 yılına kadar tutuklu aldı. 1908 yılında girdiği sınav ile doktora yapmaya başladı. İdare Hukuku hocası olan İbrahim Hakkı Paşa’nın yanında bir süreliğine asistanlık yaptı. Eğitimi bitince doktora aldı ve Türkiye’de hukuk doktoru unvanını alan ilk isim oldu. Bir süre hukukta hitabet dersleri verdi. Daha sonrasında girdiği sınavı kazanarak Adliye Nezareti Özel Kalem’inde katip olarak çalışmaya başladı ve kalem müdürlüğüne kadar yükseldi. Kısa süre sonra ise Birinci Hukuk Mahkemesi üyesi olarak seçildi.

Hükümetin I. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi’ne gönderdiği şairlerden birisi oldu. Bu sırada çıkarılan Harp Mecmuası’nda şiirler yazdı. Milli Mücadele yıllarında yiğitlik ve kahramanlık şiirleri yazdı. 30 Ağustos Zafer Bayramı sonrası Vatan Hisleri isimli şiiri yazdı ve bu şiirin son iki mısrası TBMM’de Mustafa Kemal tarafından okundu.

1943 yılında noterliğe başladı ve Beyoğlu 4. Noteri olarak çalıştı. 1956 yılında vefat edene kadar bu görevi sürdürdü. 1950 yılındaki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi listesinden milletvekili adayı oldu, ancak seçilmedi.

Mithat Cemal Kutay 30 Mart 1956 tarihinde akciğer kanseri nedeni ile vefat etti ve Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Edebi Hayatı

Mithat Cemal Kutay daha küçük yaşta iken annesinin okuduğu Cezmi isimli roman ile edebiyata ilgi duymaya başladı. Yayımlanmış olan ilk şiiri 1901 yılında Malumat Dergisi’nde Çırçır Suyu ismi ile yayımlanmıştır. Daha sonra Sırat-ı Müstakim dergisi ve Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlanan şiirleri ile edebiyat dünyasında tanınmaya başlamıştır. 1908 yılında Mehmet Akif ile beraber Acem Şahına isimli şiiri yazmıştır. Meşrutiyetten sonraki şiirlerinde milli duyguları işlemiştir. Son dönem şiirleri 1943-1944 yıllarında Çınaraltı dergisinde çıkmıştır. Bu şiirlerinde Yahya Kemal etkisi görülmektedir. 1938 yılında II. Abdülhamid, Meşrutiyet ve Mütareke yıllarını, toplumun çöküşünü ünlü romanı Üç İstanbul ile anlattı. Tek şiir kitabı olan Türkün Şehnamesi’ni 1945 yılında çıkarmıştır.

Aşk temasını hemen hemen hiç işlemedi, hiçbir edebi topluluğa katılmadı. Kahramanlık ve yurt sevgisi konularda şiirler yazdı. Dili ustalıkla kullandı. Son Posta gazetesinde fıkraları ve makaleleri yayımlandı. Ali Suavi, Namık Kemal ve Mehmet Akif ile ilgili biyografik yazılar yazdı. Oyunlarında sade bir dil kullandı ve yurt sevgisini işledi.

Eserleri

SıraEser AdıEser TürüYılı
1.KemalOyun1912
2.Hitabet ve Münazara Dersleriİnceleme1913
3.İftira-yı Taassubİnceleme1913
4.Nefaisi EdebiyeAntoloji1913
5.Hitabet Dersleriİnceleme1914
6.Edebiyat Defteriİnceleme1915
7.Yirmi Sekiz Kanun-ı EvvelOyun1918
8.Üç İstanbulRoman1938
9.Mehmet Akif: Hayatı Seciyesi SanatıBiyografi1939
10.İstiklal Şairi Mehmet AkifBiyografi1944
11.İlkler ve ÖtekilerBiyografi1944
12.Namık Kemal: Devrinin Olayları ve İnsanları ArasındaBiyografi1944
13.Türkün ŞehnamesiŞiir1945
14.Sarıklı İhtilalci Ali SuaviBiyografi1946
15.Mehmed Âkif: Hayatı Sanatı Seciyesi Seçme ŞiirleriBiyografi1948
16.Tevfik FikretBiyografiBasılmamış

 Kaynak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa Dön